26 Mayıs 2026 Salı
facebookinstagramtwitter

Duanın Fazileti Hakkında Hadisler

Ebû Hüreyre’den, Peygamber ﷺ şöyle buyurdu:
“Allah katında duadan daha değerli hiçbir şey yoktur.”

Dua İbadetin Kendisi̇di̇r

Nu‘man b. Beşîr’den rivayet edildiğine göre Peygamber ﷺ şöyle buyurdu:
“Dua, ibadetin ta kendisidir.”
Sonra şu ayeti okudu:
“Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, size cevap vereyim. Bana ibadetten kibirlenenler alçaltılmış olarak cehenneme gireceklerdir.”

Ve Ebû Hüreyre’den: Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Kim Allah’tan istemezse, Allah ona kızar.”

Zikrin Faziletiyle İlgili Hadisler

Abdullah b. Busr şöyle rivayet eder: Bir adam,
“Ey Allah’ın Resûlü! İslam’ın hükümleri bana çok fazlalaştı; bana sıkıca tutunabileceğim bir şey söyle” dedi.
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:
“Dilini Allah’ı zikretmekle daima ıslak tut.”

Amellerinizin En Hayırlısı

Ebû’d-Derdâ’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbiniz katında en temiz olanını, derecelerinizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş sadaka vermenizden daha hayırlı olanını ve düşmanla karşılaşıp onların boyunlarını vurmanızdan, onların da sizin boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı olanı haber vereyim mi?”

Sahâbe, “Evet, (haber ver)” dediler.
O buyurdu: “Allah’ı zikretmektir.”
Muâz b. Cebel de şöyle dedi: “Allah’ın azabından kurtaran hiçbir şey, Allah’ı zikretmek kadar etkili değildir.”

Zikir Meclislerinin Fazileti

Ebû Hureyre ve Ebû Saîd el-Hudrî, Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğuna birlikte şahitlik ettiler:

“Allah’ı zikretmek için bir araya gelen hiçbir topluluk yoktur ki, melekler onları kuşatmasın, üzerlerine rahmet inmesin, kalplerine sekînet (huzur) yerleşmesin ve Allah onları yanında bulunanlara anmasın.”

Allah’ı Anmak İçin Oturduk

Ebû Saîd el-Hudrî’den rivayet edildiğine göre:

Muâviye mescide çıktı ve şöyle dedi:
“Sizi burada oturtan nedir?”
Onlar: “Allah’ı zikretmek için oturduk.” dediler.
Muâviye: “Allah’a yemin ederim ki, sizi buraya oturtan sadece bu mu?” dedi.
Onlar: “Allah’a yemin olsun ki, bizi oturtan sadece budur.” dediler.

Muâviye dedi ki:
“Sizi şüphe ettiğimden dolayı yemin ettirmedim. Çünkü Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabı arasında ondan benden daha az hadis rivayet eden kimse yoktur.

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün sahabelerinden oluşan bir halka üzerinde yürüdü ve:
‘Sizi burada oturtan nedir?’ diye sordu.
Onlar: ‘Allah’ı zikretmek, bizi İslâm’a hidayet ettiği ve üzerimizdeki nimetleri için O’na hamdetmek için oturduk.’ dediler.

Rasûlullah:
‘Allah’a yemin ederim ki, sizi oturtan sadece bu mu?’ dedi.
Onlar: ‘Allah’a yemin olsun ki, bizi oturtan sadece budur.’ dediler.

Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu:
‘Sizi şüphe ettiğim için yemin ettirmedim. Cebrâil bana geldi ve Allah’ın sizinle meleklerine karşı övündüğünü haber verdi.’”

Allah’ı Zikretmeyen Meclis

Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Bir topluluk, içinde Allah’ı anmadıkları ve Peygamberlerine salavat getirmedikleri bir mecliste oturmazlar ki; bu, onlar için bir pişmanlık olmasın. Allah dilerse onları azaplandırır, dilerse onları bağışlar.”

Hiç Kimse Dua Etmez ki…

Câbir (radıyallahu anh) şöyle dedi:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Hiçbir kimse yoktur ki Allah’a dua etsin de, Allah ona istediğini versin veya ona denk bir kötülüğü ondan uzaklaştırmasın. Yeter ki günah bir şey istemesin veya akrabalık bağlarını koparmayı talep etmesin.”

Allah’ın Duasına Cevap Vermesini İsteyen Kimse

Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Kim, Allah’ın sıkıntı ve zorluk anlarında duasına icabet etmesini isterse, bolluk ve huzur zamanlarında dua etmeyi çoğaltsın.”

Zikrin en faziletlisi ve duanın en faziletlisi

Câbir b. Abdullah’tan rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Zikrin en faziletlisi Lâ ilâhe illallah,
duanın en faziletlisi ise Elhamdülillah’tır.”