
Şemuil (a.s.) kıssası, İsrailoğullarının zor bir dönemine ışık tutar. Bu dönemde fesat, zulüm ve dağınıklık artmış; toplumun yeniden hakka dönmesi ve birlik olması için bir peygambere ihtiyaç doğmuştur.
Rivayetlerde, zalim yöneticilerin ve art arda gelen yenilgilerin toplumda büyük bir sarsıntı oluşturduğu anlatılır. Ayrıca, İsrailoğullarının peygamberler tarafından yönetildiğini ifade eden meşhur bir anlam da kaynaklarda yer alır.
Şunu da okuyun: Yakub (a.s.) Kıssası
Onların imtihanlarından biri de Tabutu kaybetmeleridir. Kur’an’da, tabutta Rablerinden bir sekîne ve Mûsâ ile Hârûn ailesinin bıraktıklarından kalıntılar olduğu bildirilir.
Bu ortamda Allah, Şemuil Peygamber’i (a.s.) göndererek onları tevbe ve ıslaha çağırmıştır. Ardından, kendilerine bir kral tayin edilmesini istediler; böylece birlik olup mücadele edebileceklerdi.
Bakara Suresi’nde anlatıldığı üzere, “Bize bir kral gönder ki Allah yolunda savaşalım” dediler. Ancak savaş farz kılınınca çoğu geri döndü ve yalnızca az bir grup sebat etti.
Peygamberleri, Allah’ın Tâlûtu kral seçtiğini bildirdi. Bazıları soy ve mal gerekçesiyle itiraz etti; fakat onlara, Allah’ın onu ilim ve bedenî güç ile üstün kıldığı, mülkün Allah’a ait olduğu hatırlatıldı.
Şunu da okuyun: Dâvûd (a.s.) Kıssası
Bir ayet/işaret istediler; işaret, meleklerin taşıdığı Tabutun geri gelmesiydi. Bakara 2:247–248’de bu olay açıkça zikredilir.
Ardından bir nehirle imtihan edildiler: çoğu aşırı içtiği için elendi; yalnızca az bir topluluk ölçülü davranıp Tâlût ile yola devam etti.
Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında müminler sabır ve sebat için dua etti. Allah zafer nasip etti; Dâvûd (a.s.) Câlût’u öldürdü ve Allah Dâvûd’a mülk ve hikmet verdi.
Bize katılın