Meryem Ana’nın hikayesi, Kur’an’daki en etkileyici ilahi özen örneklerinden biridir. O, Allah’a itaatle büyüyen bir genç kızdır ve Allah onu, tüm insanlığa büyük bir mucize taşıması için seçmiştir. Meryem’in yetiştirilmesi sıradan değildi; özel bir ilahi bakım ve seçilmiş bir koruyucu ile gerçekleşmiştir. Bu seçim tesadüfi değil, Allah’ın hikmetiyle yapılmış bir tercihtir. Detaylar, Allah’ın işlerin düzenlenmesinde ne kadar bilge olduğunu ve seçilmiş kullar için en iyisini seçtiğini gösterir.
Meryem’in kafilesi, ilahi takdirle ve Allah’ın hikmetiyle Hz. Zekeriya’ya verilmiştir. Bu durum, annesi (İmran’ın eşi) onu Kudüs’te hizmete adadığında ortaya çıkmıştır. Kur’an’da bu detay şöyle aktarılır:
“Rabbi onu güzel bir şekilde kabul etti ve güzel bir bitki gibi büyüttü. Zekeriya onu himaye etti. Zekeriya, rahibe girdiğinde onun yanında rızık buldu. ‘Ey Meryem! Bu sana nereden geldi?’ dedi. Meryem: ‘Bu Allah’tandır. Şüphesiz Allah dilediğine ölçüsüz rızık verir.’”
(Âl-i İmrân, 3:37)
Bu seçimin gerçekleşme sürecini adım adım inceleyelim:
Allah, İmran’ın eşine Meryem’i verdiğinde, kadın onu Kudüs’e adadı ve ibadete vakfetti. O zamanlarda ibadet ve tapınak hizmeti genellikle erkek çocuklara veriliyordu. Kız doğurduğunda biraz endişelendi ama işini Allah’a bıraktı:
“Rab! Onu bir kız olarak doğurdum, halbuki senin bilgin dahilinde erkek ile kız bir değil. Adını Meryem koydum. Onu ve soyunu şeytanın şerrinden sana emanet ediyorum.”
(Âl-i İmrân, 3:36)
Allah, onun adak niyetini kabul etti:
“Rabbi onu güzel bir şekilde kabul etti ve güzel bir bitki gibi büyüttü.”
(Âl-i İmrân, 3:37)
Meryem, soyca peygamberlerden geliyordu ve rahibin yanında Allah tarafından seçilmişti. Bu yüzden birçok Yahudi din adamı, onun bakımını üstlenmek için yarıştı. Zekeriya (a.s.), Meryem’in teyzesinin eşi olduğundan, akrabalık bağları gereği en uygun kişi sayılıyordu.
Çok sayıda talip olunca, çatışmayı önlemek için kura yöntemi uygulandı:
“Onlar kimin Meryem’i himaye edeceğine karar vermek için kalemlerini attıklarında, sen orada değildin.”
(Âl-i İmrân, 3:44)
Kura, kalemleri suya atmak şeklinde yapılmış olabilir; herkesin kalemi batarken sadece Zekeriya’nın kalemi yüzdü. Bu, ilahi bir işaret olarak görüldü.
Zekeriya, akrabalık ve liyakat açısından Meryem’in himayesinde en uygun kişiydi. Ancak Allah, onun seçimini kura yoluyla göstermeyi tercih ederek hikmetini ortaya koydu. Zekeriya, dindar ve salih bir peygamberdi; Meryem’in imani bir ortamda yetişmesini sağlayarak onu büyük görevine, yani İsa’yı (a.s.) dünyaya getirme misyonuna hazırladı.
Zekeriya’nın Meryem’i himayesi, tesadüf veya rastgele bir insan kararı değildi. Allah’ın takdiri ve düzenlemesiyle gerçekleşti, böylece bu kutlu ailenin ilahi seçimi tamamlandı