Rahmân Sûresi, Kur’ân’ın en güzel sûrelerinden biridir ve genellikle “Kur’ân’ın Gelini” olarak anılır.
Bu sûre, 31 defa tekrarlanan şu ayetiyle meşhurdur:
“O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?”
Rahmân Sûresi’nin inişine dair tek, belirli bir olay aktarılmamıştır.
Ancak âlimler, özellikle “er-Rahmân” (Çok Merhametli) ismi etrafındaki tartışmaları dikkate alarak, sûrenin bağlamını açıklayan bazı tarihî ve içeriksel sebepler üzerinde durmuşlardır.
Âlimler, Rahmân Sûresi’nin Mekkî mi yoksa Medenî mi olduğu konusunda ihtilaf etmişlerdir.
Çoğunluk görüşüne göre bu sûre Mekkî’dir; çünkü içeriği, tevhid (Allah’ın birliği), Allah’ın kudreti, cennet ve cehennem tasvirleri gibi diğer Mekkî sûrelerle aynı üsluba sahiptir.
En güçlü görüşe göre bu sûre, kâfirlerin “er-Rahmân” ismini inkâr etmeleri üzerine indirilmiştir.
Onlar bu ismi ya bilmediklerini iddia etmiş ya da tamamen reddetmişlerdir.
Bu durum, Hudeybiye Antlaşması sırasında da açıkça görülmüştür.
Hz. Peygamber ﷺ antlaşmayı yazdırırken şöyle buyurdu:
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.”
Bunun üzerine Kureyş temsilcisi Süheyl bin Amr şöyle dedi:
“Rahmân da kimmiş? Biz onu tanımayız! Onun yerine ‘Senin adınla ey Allah’ de.”
Bu inkâr, Furkan Sûresi 60. ayette de anlatılmıştır:
“Onlara, ‘Rahmân’a secde edin’ denildiğinde, ‘Rahmân da neymiş?’ derler.
Bu da onların nefretini artırır.”
İşte bu nedenle Rahmân Sûresi şu ayetle başlar:
“Rahmân, Kur’ân’ı öğretti.”
Yani anlamca şöyle der:
Siz Rahmân’ı inkâr ediyorsunuz ama O’dur her şeyi yaratan, vahyi gönderen ve tüm nimetlerin kaynağı olan.
Bazı kâfirler, Peygamber ﷺ için “Ona bir insan öğretiyor.” diyerek Kur’ân’ın ilahî değil, beşerî olduğunu iddia etmişlerdi.
Allah Teâlâ bu iddiayı Nahl Sûresi 103. ayette reddetmiştir:
“Elbette biliyoruz ki, ‘Ona bir insan öğretiyor.’ diyorlar.”
Rahmân Sûresi de bu iddiaya cevap verir:
“Rahmân, Kur’ân’ı öğretti.”
Yani Kur’ân’ın kaynağı bir insan değil, Rahmân olan Allah’tır.
Bu sûrenin bir diğer amacı, sadece inkâr edenlere cevap vermek değil;
aynı zamanda Allah’ın merhametini, kudretini ve insanlar ile cinlere bahşettiği sayısız nimetleri göstermektir.
Tekrarlanan ayet:
“O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?”
şu anlamları taşır:
Hz. Peygamber ﷺ bir defasında bu sûreyı ashabına okumuştu.
Onlar sessiz kaldılar. Bunun üzerine Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Ben bu sûreyı cinlere okudum, onların tepkisi sizinkinden daha güzeldi.
Her ‘O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?’ ayetine geldikçe, şöyle dediler:
‘Rabbimiz, hiçbir nimetini inkâr etmeyiz; hamd Sana mahsustur.’”
(Tirmizî rivayet etmiştir.)
Rahmân Sûresi hem üslup hem mana bakımından bir mucizedir:
Rahmân Sûresi, Allah’ın sonsuz merhametinin ve insan ile cinlere bahşettiği sayısız nimetlerin ebedî bir hatırlatıcısıdır.
Bizi düşünmeye, şükretmeye ve Rahmân’ın nimetlerini her nefeste fark etmeye çağırır.
“O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?”