Soru-cevap
238
Âl-i İmrân Suresi’nin fazileti nedir?
Kur’an-ı Kerim, Allah’ın mucizevi kelamıdır; nurunu açıklayan ve insanlara hidayet veren bir rehberdir. Her suresi, hatta her ayeti, okuyanına, üzerinde tefekkür edene ve amel edenine büyük hayır, bereket ve mükâfat taşır. Âl-i İmrân Suresi, uzun surelerden biri olup, özel bir konuma ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadislerinde bildirilen büyük faziletlere sahiptir; bu da onun Müslüman hayatındaki önemini göstermektedir.
Âl-i İmrân Suresi’nin Fazileti:
Âl-i İmrân Suresi birçok fazilete sahiptir, bunlardan bazıları şunlardır:
- Kıyamet Günü Şefaat Etmesi:
Âl-i İmrân Suresi’nin en büyük faziletlerinden biri, kıyamet günü okuyup amel edenler için şefaat etmesidir. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Nûvâs bin Sem‘ân el-Kilâbî’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Kur’an, kıyamet günü ve ona amelen kişilerle birlikte getirilecektir. Öne çıkan sureler ise Bakara ve Âl-i İmrân sureleridir; sanki iki bulut, iki gölge veya bir kuş sürüsü gibi sahipleri adına savunma yaparlar.” (Müslim)
Bu hadis, Bakara ve Âl-i İmrân surelerinin önemini, okuyucusu ve amel edeni için kıyamet günü koruma ve savunma görevi göreceğini gösterir. - “Zahrâvân” Olarak Adlandırılması:
Peygamber Efendimiz, Bakara ve Âl-i İmrân surelerini “Zahrâvân” yani parlayan, aydınlatan sureler olarak adlandırmıştır. Hadiste bu surelerin kıyamet günü nasıl bulut veya kuş sürüsü gibi okuyucularını savunacağı belirtilir. Bu, surelerin ahirette kazandığı nur ve sahibine sağladığı korunmayı simgeler. - Allah’ın En Büyük İsminin Bulunması:
Allah’ın en büyük ismi (ism-i azam) ki bu isimle dua edildiğinde kabul edilir, Kur’an’da üç surede bulunduğu rivayet edilmiştir: Bakara, Âl-i İmrân ve Tâhâ.
Aişe (r.anha)’dan rivayetle, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın en büyük ismi, üç surede bulunur: Bakara, Âl-i İmrân ve Tâhâ.” (El-Albani, hasen)
Âl-i İmrân Suresi’nde bu, 2. ayette geçen şu ifade ile belirtilir:
“Allah, O’ndan başka ilah yoktur. O, daima diri ve yarattıklarını koruyandır.” (Âl-i İmrân: 2) - Suresinin Son Ayetlerini Okumanın Fazileti:
Peygamber Efendimiz, gece uyanıp yataktan kalktığında Âl-i İmrân Suresi’nin son on ayetini okur ve üzerinde tefekkür ederdi.
İbn Abbas (r.a.)’dan rivayetle:
“Rasûlullah uyurken gece yarısı ya biraz öncesinde ya biraz sonrasında uyanır, Âl-i İmrân Suresi’nin son ayetlerini okurdu.”
Bu ayetler (Âl-i İmrân: 190’dan sona kadar) göklerin ve yerin yaratılışı üzerine düşünmeyi, akıl sahiplerinin dua ve sabırlarını hatırlatır ve büyük mükâfatın varlığını vurgular. Bu ayetleri okumak, bir kişinin gece ibadeti yapmış gibi sevap kazanmasına vesile olur. - Bakara ve Âl-i İmrân Surelerinin Konumu:
Âl-i İmrân, Kur’an’daki uzun yedi sureden biridir ve bazı hadislerde, bu surelerin Hz. Peygamber’e Tevrat ve İncil kadar değerli olarak verildiği belirtilir. Bu, surelerin hüküm, iman ve kıssalar açısından zengin olduğunu gösterir.
Âl-i İmrân Suresi’nin fazileti sadece bunlarla sınırlı değildir; tevhidi pekiştirmek, müminlerin inancını güçlendirmek, peygamberlerin gerçeğini açıklamak, sapkınlara karşı uyarıda bulunmak, sabrı ve Allah yolunda gayreti teşvik etmek suretiyle ortaya çıkar. Sureyi okumak ve ayetleri üzerinde düşünmek, bütün bu faziletlerin özüdür.