Peygamber Muhammed ﷺ’in soyu, yeryüzündeki en şerefli soydur.
Onun yüce makamı, onu şerefin en yüksek zirvesine taşımıştır; hatta düşmanları bile bu asaletini kabul etmişlerdir.
Buna en güzel örnek, Ebu Süfyan’ın Rum hükümdarı Heraklius’un huzurunda Peygamberimizin soyunu övmesi olmuştur.
Peygamberimizin kavmi olan Kureyş, Arapların en şerefli kavmiydi;
onun kabilesi en asil kabile,
ve aile kolu (Haşimoğulları) en seçkin kollarındandı.
Muhammed bin Abdullah bin Abdülmuttalib bin Haşim bin Abdümenaf bin Kusay bin Kilâb bin Murre bin Ka‘b bin Luay bin Gâlib bin Fihr bin Mâlik bin Nadr bin Kinâne bin Huzeyme bin Müdrike bin İlyas bin Mudar bin Nizâr bin Ma‘d bin Adnân.
İlim ehli bu soy üzerinde ittifak etmiştir; bunda hiçbir görüş ayrılığı yoktur.
Hafız İbn Kesîr de bu soyun Adnân’a kadar kesin ve mütevatir olarak sabit olduğunu belirtmiştir.
Allah Teâlâ, Peygamberi Muhammed ﷺ’i en temiz kabilelerden, en asil ailelerden seçmiştir.
O, kavmi arasında nesep bakımından en şereflisi, asaletçe ortası (en dengelisi) idi.
Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet edilen bir hadiste, Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Ben, Âdemoğullarının en hayırlı nesillerinden bir nesil içinde gönderildim;
öyle ki, bulunduğum nesil, o nesillerin en hayırlısıydı.”
Ayrıca, Heraklius’un Ebu Süfyan’a Peygamberimiz hakkında “Onun soyu sizde nasıldır?” diye sorduğunda,
Ebu Süfyan şu cevabı vermiştir:
“O, aramızda asil bir soydandır.”
İmam Müslim’in Sahih’inde rivayet ettiğine göre Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Allah, İsmail’in soyundan Kinaneyi seçti;
Kinaneden Kureyş’i seçti;
Kureyş’ten Beni Haşim’i seçti;
ve beni Beni Haşim’den seçti.”