İlahi seçilmişlik (el-İstifâ) Kur’an’da Allah’ın kudretini ve hikmetini gösteren büyük kavramlardan biridir. Bu kavram, Allah’ın dilediği kullarını üstün kılabileceğini, onları lütfuyla şereflendirebileceğini ve onlara peygamberlik, risalet, takva veya diğer erdemler gibi ayrıcalıklar verebileceğini gösterir. İstifâ kavramına Kur’an’da birçok yerde değinilmiştir; bunlardan en önemlilerinden biri, Âl-i İmrân Suresi’nde geçen ayetlerdir. Bu ayetlerde, bazı aileler ve nesillerin bu şerefe nail oldukları belirtilir.
Âl-i İmrân’da Seçilmiş Olanlar Kimlerdir?
Allah, Âl-i İmrân’ın seçilmişliğini şu ayetlerle bildirmiştir:
“Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nuh’u, İbrahim’in ailesini ve Âl-i İmrân’ı âlemlere üstün kıldı. Bazı nesiller, bazı nesillerin içindendir. Allah, işiten ve bilendir.” (Âl-i İmrân: 33-34)
Bu ayet, Allah’ın dört grup insanı âlemlere üstün kıldığını belirtir: Âdem, Nuh, İbrahim’in ailesi ve Âl-i İmrân.
Âl-i İmrân ile kastedilen kimdir?
Müfessirler, Âl-i İmrân’ın kim olduğu konusunda iki görüş ileri sürmüşlerdir:
Tercih edilen görüş, ayeti takip eden bağlamın netliği nedeniyle birinci görüştür.
Seçilmişliğin Evrensel Anlamı:
“Âlemlere üstün kılmak” ifadesi, bu ailelerin ve peygamberlerin dönemlerindeki insanlardan veya tüm yaratılmışlardan üstün tutulduklarını gösterir. Bunlar:
Âl-i İmrân’ın seçilmişliği, Allah’ın kudretini ve büyüklüğünü gösterir ve seçilmişliğin sadece soydan değil, takva, doğruluk ve iman temelinde olduğunu ortaya koyar. Ayrıca, İslam’da Meryem Ana ve İsa’nın önemini vurgular ve yanlış anlayışları düzeltir.