
En dar anlarda, kapılar kapandığında ve dünyevi sebepler yetersiz kaldığında, *Talak Suresi*'nden ayetler gelir ve umut ile kesinlikten oluşan geniş bir pencere açar. Milyonların ezberlediği ve tekrarladığı ayetlerdir bunlar: ﴿وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَل لَّهُ مَخْرَجًا﴾. Bu sözler sadece bir teselli değil, aynı zamanda katı bir "İlahi Yasadır": Takvayı sun, çıkış yolunu, rızkı ve kifayeti al. Bu, içsel sağlamlık (takva ve tevekkül) ile dışsal iyilik (kurtuluş ve rızık) arasında bağlantı kuran Rabbanî bir denklemdir.
...
﴿ وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَل لَّهُ مَخْرَجًا * وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ ۚ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ ۚ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا ﴾
Bu ayet, sıkıntıların çok olduğu ve ruhların daraldığı boşanma hükümlerinin bağlamında gelmiştir. Bu zor koşulda Allah, kaideyi koyar: ﴿KİM ALLAH'TAN KORKARSA﴾, yani iş ve davranışlarında Allah'ı gözeten, zulmetmeyen, düşmanlıkta aşırı gitmeyen ve şeriatın sınırlarına uyan kimse. Sonuç? ﴿ONA BİR ÇIKIŞ YOLU YAPAR﴾.
Buradaki çıkış yolu genel ve kapsamlıdır: psikolojik sıkıntıdan çıkış, mali krizlerden çıkış, şaşkınlıktan çıkış ve dünya ile ahiretteki her türlü zorluktan çıkış. Ne zaman sıkıntıya düşersen, kapalı kapının anahtarının 'Allah korkusu' olduğunu hatırla.
En güzel sürpriz rızıkta gelir. Allah, takva sahibine sadece rızık değil, aynı zamanda "beklenmedik" rızık vadeder. Hesapladığımız rızıklar maaşımız ve bilinen ticaret yollarımızdır; ancak takvanın rızkı, hiç çalmadığın kapılardan, aklına gelmeyen yönlerden gelir. Bu, kula evrenin yöneticisinin Allah olduğunu, sadece maddi sebeplerin olmadığını kanıtlamak için, kuluna bir keramet olarak gelen İlahi Özenin rızkıdır.
Takva ve amelden sonra, kalbin bütünüyle Allah'a güvenme sırası gelir. 'Tevekkül', işi hikmetine güvenerek Allah'a havale etmektir. Ve karşılığı? ﴿O ONA YETER﴾, yani kifayet eder. Allah'ın kendisine kifayet etmeyi üstlendiği kişiye kim zarar verebilir?
Ayet, mutlak bir güvence ile son bulur: ﴿ŞÜPHESİZ ALLAH, İŞİNİ SONUÇLANDIRANDIR.﴾ Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz, emri kaçınılmaz olarak geçerlidir. Bu yüzden engeller için endişelenme, çünkü Allah'ın iradesi her iradenin üzerindedir.
Talak Suresi'nin ayetlerinin sonunda, umut için başka bir kural gelir: ﴿ALLAH HER ZORLUKTAN SONRA BİR KOLAYLIK YARATACAKTIR﴾. "Yaratacaktır" (seyec'al) kelimesine dikkat edin, bu, Yaratıcı'dan gelen bir vaattir ki, durumun kalıcı olmasının imkansız olduğu ve zorluğun kesinlikle kolaylık ve kurtuluş aşamasının takip edeceği geçici bir aşama olduğu anlamına gelir. Bu, üzüntülülere gözyaşlarını sildiren ve sabredenlerin kalbini sağlamlaştıran bir vaattir.
Bu ayet, ayrılık ve boşanma hükümlerinin bağlamında inmiştir; bu bağlam, sıkıntı, tasa ve gelecek korkularıyla doludur. Ayet, en zor zamanlarda (boşanma gibi) Allah'ın sınırlarına ve takvasına uyan müminlere, Allah'ın her sıkıntıdan bir çıkış yolu sağlayacağını ve hiç ummadıkları yerden rızık vereceğini garanti etmek için gelmiştir.
Bu, Allah'ın takva sahibine, aklına gelmeyen, planlamadığı ve beklemediği yollardan rızık göndereceği anlamına gelir. İnsanın hesapladığı rızıklar bilinen maaşı veya ticaretidir; ancak takva sahiplerine gelen rızık, kulun her şeyin Allah'ın elinde olduğunu anlaması için şaşırtıcı ve beklenmedik bir şekilde gelir.
'Yeterli' (Hasbühû) yani kifayet edicidir. Kim işini samimiyetle ve yakinen Allah'a havale ederse, Allah onun tüm işlerinde kifayetini üstlenir: dünya kaygılarına karşı ona yeter, yaratılmışların şerlerine karşı ona yeter ve ihtiyaçlarına karşı ona yeter. Allah'ın kendisine yettiği kişi, O'ndan başkasına muhtaç olmaz ve düşmanlık edenler ona zarar veremez.